28 Mayıs 2015 serkan no responses

TR’NİN ABD VE AVRUPALI MUHİPLERİ CEMİYETİ

TÜRKİYE’NİN ABD VE AVRUPALI MUHİPLERİ CEMİYETİ

“Türkiye’nin Üzerinde Kara Bulutlar” başlığını taşıyor ABD’nin önde gelen gazetelerinden The New York Times’ın “Editorial Board” imzalı başyazısı. Yani yazıyı bir editörler kurulu yazmış. Gazetenin yayın kurulu üşenmemiş, toplanıp bir yazı döşenmiş bizi uyarmak için.

Dostlarımız çok endişeleniyorlar Türkiye için. Türkiye’nin üzerinde dolaşan karabulutlara çok üzülüyorlar Amerika’nın Türk Muhipleri.

Nelermiş bu kara bulutlar?

Mr. Erdoğan anayasayı değiştirip başkan olma rüyasını gerçekleştirebilirmiş.

Başka?

Müslüman din adamı Fetullah Gülen’e ait tüm medyayı yasaklatmış hatta bazı gazeteciler Hürriyet, Zaman ve onun üst şirketlerinin kapanacağından korkuyorlarmış.

Korkan sadece onlar değilmiş, işçi sendikaları da feveran halindeymiş. Recep Tayyip Erdoğan onları toptan düşman ilan etmiş. Ülkede daha önce de sert seçim kampanyaları olmuş ama bu en “şiddetli, karanlık ve korkunç” olanıymış. ABD ve Türkiye’nin diğer NATO müttefikleri Erdoğan’ı bu kötü yoldan döndürmek için uyarmalılarmış. (Bir iki de patriot füzesi falan mı atsalar?)

Sanki bu ülkede, bırakın herhangi bir kampanya yapmayı, seçime girecek partileri bile asker belirlememiş… Erdoğan’ın diktatörlüğü yanında, o günler güzel günlerimizmiş…

Bu kaygısında New York Times yalnız değil. Tüm önde gelen ABD, İngiltere ve Almanya basını evhamlar yaşıyor. Tabi, sadece sorunu anlatmamış, çözüm de düşünmüş sevgili dostlarımız bizim için.

Çözüm Demirtaş’ta, huzur HDP’deymiş.

O derece ki, büyük edebiyatçımız Elif Shafak da İngiliz Financial Times’a yazdığı yazıda HDP’nin nasıl da Türkiye’nin en ilerici gücü, liberalin, demokratın, emekli, dul ve yetimin umudu olduğunu anlatıyor.  Shafak,  “Eğer HDP yüzde onluk seçim barajını aşamazsa Türkiye yine silahlı çatışma günlerine dönebilir. Birçok Türk liberal ve demokrat da Kürt hareketinden umutludur. (…) Kürtlerin sonunda milliyetçilik yolunu ve hatta Türkiye’den ayrılmayı mı, yoksa Türkiye’nin memnuniyetsizlerini ve demokratlarını birleştiren bir güç haline mi geleceklerini göreceğiz.” diye bağlıyor lafı. Yani diyor ki “kırk katır mı kırk satır mı?”

İngiliz The Times geri kalır mı? “Yakışıklı, karizmatik ve sadece 42 yaşında olan Selahattin Demirtaş’ın sadece AKP’den değil onlarca yıldır Kürt karşıtı politikalar yürüten ana muhalefet partisinden de oyları çekmesi bekleniyor. Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) merkezi konumundaki İzmir’de hafta sonu yapılan mitingde 20 bin kişi Demirtaş’ı dinlemek için toplandı.” diyerek güzelleme düzüyor bu bütün zamanların en masum, en çevreci, en cinsiyet eşitlikçisi partisine ve onun genç yakışıklı liderine.

Anadolu’da bir laf vardır, “bir adama hasımları ‘aferin’ diyorsa o adam ‘ben ne hata yaptım’ diye oturup bir düşünmelidir.”

Ve tabi mahallenin bütün köpeklerinin aynı anda havlamasının da asla tesadüf olamayacağını biliyoruz, hele hepsi aynı tonda ve aynı yönde ise…

Artık açık ve net bir cephe var yeni Türkiye’nin karşısında, üst aklın birleştirdiği bir şer cephesi.

Bunca yıldır yabancı basını takip ederim, Türkiye’nin iç işlerinin hiç bu kadar elâleme dert olduğunu hatırlamıyorum. Kırk yılda bir yazı çıksa heyecanlanır, hemen çevirtirdik. Hele Türkiye seçimlerinin bu kadar gündeme geldiği ve böyle bodoslamadan “uyarı” yazısının yazıldığına ilk kez şahit oluyorum. Tamam, zımnen niyet bildirirlerdi ama böyle isim vererek “bunu indirin” demezlerdi.

Neden?

Çok basit; çünkü seçim sonuçları ne olursa olsun onlar için fark etmezdi. Çünkü seçimi kazanan iktidar olamazdı ki? Kendini iktidar sanırdı. İktidar perde arkasındaki vesayetti ve Batı onunla yapardı pazarlığını.

Şimdi ise kontrol edilemeyen, engellenemeyen ve hatta ne yapacağı tahmin bile edilemeyen bir lider var ortada. Üstelik hiç boyun eğecek gibi de durmuyor.

Zaten “one minute” diyerek ve İran ambargosunu delerek 40 yıllık “vesayet güncelleme planını” daha “yüklenirken” durdurduğu yetmiyormuş gibi, programı toptan silmeye kalktı.  Programı çalıştıran “exe” dosyasını sildi ama dosyanın eklentileri daha başka programlara sızmış silinmeyi bekliyor. İşte şimdi bu seçimler sisteme toptan format atacağı gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir de Batı ile uyumlu çalışmayacak bir işletim sistemi yüklemeyi düşünüyor; başkanlık sistemini…

Cumhurbaşkanı ayrıca “baraj altında kalırsak ortalığı kan gölüne çeviririz”cileri de pek ciddiye almıyor.

“Yasalar bellidir, barajın altında kalırlarsa bir sivil toplum örgütüne dönüşürler, biz de canımız isterse muhatap alırız” diyor.

Yani PKK olur STK diyor.

Kendileri bilir.

Fikirci Bey: TR’nin ABD ve Avrupalı Muhipleri Cemiyeti VİDEO

Share it!
Aenean mattis venenatis

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Serkan Kalemciler