Bu bir ilk olacak

- Serkan Kalemciler

bu-bir-ilk-olacakGeçtiğimiz hafta Merkez Bankası faiz oranlarını beklenenden de yüksek bir oranda (300 beklenirken 625 baz puan) artırdı.

Üstelik Başkanımızın faiz artışına karşı olduğunu belirtmesinden birkaç saat sonra.

Bazıları bunun Merkez Bankası’nın bağımsızlığını gösterdiğini söylerken, bazıları da bunun bir “iyi polis, kötü polis” oyunu olduğunu, Başkan’dan habersiz böyle bir şeyin yapılamayacağını söylediler.  Ama hiç kimse sorgulamıyor, Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan faiz artışına neden bu kadar karşı? Ne olacak yani faiz birazcık artıverse?

Faiz, paradan para kazanmak demektir. Yani para alıp satmak demektir.

Kapitalizmin belirli bir aşamasında para da meta/mal haline gelmiş, diğer mallar gibi, örneğin buzdolabı, çamaşır makinesi gibi alınır satılır olmuştur. Kapitalizm öncesi dönemde bunun adı düz tefecilikti. Kapitalizm buna finans kapital diyor.

Bakmayın siz şimdi bizim “solcuların” sırf iktidara uyuzluk etmek için sürekli “faizleri artırın, ekonomi kurtulsun” diye çemkirmelerine.

Bir yanıyla solcu olduğunu iddia eden ana muhalefetimiz de ellerini oğuşturmakta zira sonuçta kendilerine de yarayacak bu cebimizdekini sömürme operasyonu. Ana muhalefet partimiz CHPTürkiye İş Bankası’nın Atatürk‘e ait olan %28.09 hissesinin bizzat sahibi. Ve CHP’li dört kişi de İş Bankası Yönetim Kurulunda. Azerbaycan dönüşünde uçakta bu konuya değinen Başkan Erdoğan, 4 kişiyi işaret ederek CHP’ye sert yüklendi. (Ayrıntılarla ilgili manşetlerimizi okumanızı öneririm.)

Lenin, kapitalizmin emperyalizme dönüşmesindeki en önemli unsurun finans kapitalin yükselmesi, yani para dolaşımının, meta dolaşımı kadar önemli hale gelmesi olduğunu söyler.
Ne olur faiz artarsa?

Gayet basit, para alıp satmak, bir şey üretip satmaktan daha kârlı hale gelir, sermaye sahipleri de üretim yapmak yerine “parayla oynamayı” tercih ederler. Yani üretim yavaşlar, işsizlik yükselir, ekonomi daralır, büyüme durur.

Aslında benim amacım burada ekonomiden bahsetmek değildi. Çünkü içinde yaşadığımız kriz bir ekonomik kriz değil, esasen siyasi bir kriz.

Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesi ile “Bu bir manipülasyon!”

Evet, bu bir manipülasyon ve ilk kez de yapılmıyor.

Türkiye bazı saldırıları ilk kez görmüyor

Ama bu saldırılara direnen bir iktidarı ilk kez görüyor.

Türkiye, 27 Nisan 2007’de ilk kez bir muhtıraya şahit olmuyordu.

Ezberlediği kadarıyla da muhtırayı alan başbakan, şapkasını alır gider, hükümet de düşerdi.

Ama ezber bozuldu. Türkiye ilk kez muhtıraya direnen bir başbakan gördü. İlk kez bir hükümet muhtıracıya dönüp:

“Başbakanlığa bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığının herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik hukuk devletinde düşünülemez (… ) Anayasamıza göre Genelkurmay Başkanı, görev yetkilerinden dolayı Başbakan’a sorumludur.”

dedi. Muhtıracılar ne olduğunu şaşırdı, sustu.

Türkiye 15 Temmuz 2016’da ilk kez darbe görmüyordu, hatta muhtıralardan fazla darbe görmüştü.

Ezberlediği kadarı ile darbeciler, seçimle gelenleri toplar, hapse atar, meclisin kapısında da kilit vururdu. Ondan sonra da kafasına göre kurduğu mahkemelerde halkın seçtiklerini süründürür hatta asardı.

Ama ezber bozuldu. Türkiye ilk kez darbeye direnen bir Cumhurbaşkanı, bir Başbakan gördü. “Biz ölümüne…ölümüne…” dediğini duydu ve arkasından yürüdü. Şimdi seçilmişler değil,darbeciler içeride.

Türkiye bu yılbaşından beri yapılan dolar operasyonu gibi operasyonları ilk kez görmüyor. Daha önce de böyle operasyonlar yapılmıştı. Ve Türkiye’nin ezberlediği kadarı ile dolar, bir gecede iki katına çıkar, zaten hiçbir plan programı olmayan hükümet de onlarca bankayı soydurur, dolarlar yurt dışına çıkar, dev bir kriz yaşanır, hükümet de soygundan sonra yıkılır giderdi.

Ama ezber bozuldu. Türkiye ilk kez dolar operasyonuna direnen, bankaları soydurmayan bir hükümet gördü. Çünkü hükümet yaptığının doğru olduğundan ve ortada bir kriz olmadığından emindi ve bankaları de kimseye boşalttırmaya niyeti yoktu.

İşte şu an ilk kez böyle bir krizden sonra nasıl batmayacağımızı göreceğiz.

Onun için kimse “işkembeden” çözüm uydurmasın, ahkâm kesip, akıl öğretmesin.

Hepimiz bunu ilk defa görüyoruz.

Batmazsak bu bir ilk olacak

Direnirsek batmayacağız.

Direnmezsek akbabalar hazır…

Güzel bir hafta geçirelim hep birlikte.

@kalemciler

© 2018 Serkan Kalemciler. Tüm hakları saklıdır.