CHP nasıl şizofrenik hale geldi

- Serkan Kalemciler

chp-nasil-sizofrenik-hale-geldiSeçim sonuçlarını yeniden değerlendirmeye gerek var mı?

Basında bunca yazı yazılmasına rağmen bence seçimin çok karmaşık bir sonucu yoktu, esasen sürpriz hiçbir şey olmadığı gibi, bir önceki seçime göre de büyük bir sapma olmadı.

Sanırım seçimin sonuçlarını bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kadar güzel özetleyen de çıkmadı. Kendisine verilen görevleri de, partisine verilen uyarıları da anladığını ve esasen milletvekili seçimlerinde de arzu ettiği kadar başarılı olamadığını bir Türk politikacısından beklenmeyecek bir açık sözlülükle anlattı.

Yeni olan, artık siyasi hayatımızda İyi Parti diye bir partinin var olduğu, bir de Kürt seçmen Selahattin Demirtaş’a da, HDP’ye de barajı aştırmamaya karar vermişken, onların iç savaş ve hendek politikalarını mahkum etmişken ve devlete yaklaşmışken, CHP’nin ödünç oyları ile HDP’nin tekrar meclise sokulmuş olması.

Fakat ülkede asıl şaşkınlık yaratan, seçimi kazanan ve kaybeden liderlerin değil de, kenardaki amigoların kontrolden çıkmış tepkileri oldu.

Esasen Sayın İnce de partisinin “oylar çalındı” iddialarına fazlaca yüz vermeyerek açık ve net bir şekilde “Adam kazandı” dedi. Takip eden saatlerde de kazananı arayıp tebrik etti.

Fakat kralcılar o fikirde değildi. Uçan mürekkepli mühürlerle başlatılan provokasyon, İnce’nin rehin tutulduğu, karısının kaçırıldığı, Fox TV’nin kapatıldığı, 7 YSK üyesinin istifa ettiği tezviratları ile sürdürüldü. Anlaşılan o ki, Gezi soytarılığının tadı birilerinin damağında kalmıştı. Fakat bu provokatörlere bir şey hatırlatmak isterim; şimdi sokaklarda onları tutup tutup serbest bırakan FETÖ’cü polis bozuntuları yok.

Önceki yazımda da söylemiştim, “birileri” seçimi zaten “bunların” kazanamayacağını çoktan anlamış ve bu provokasyonlar için hazırlanmıştı. Ama yine başarısız oldular. O “birileri”, öyle yürümeyen planlara fazla takılmazlar, onlarda plan bitmez, yeni plan hazır bile: “Cumhur ittifakı yürümez” algısı üretmek. Şimdiden başladılar, af konusunda veya Kürtler konusunda ittifak partilerinin birbirine düşecekleri iddialarını dolaşıma sürmeye.

Onlar yoluna devam ederken bizim kullanışlı eblehler hala “ Muharrem İnce mi, Kemal Kılıçdaroğlu mu?” kavgasını sürdürüyorlar. Oysa seçim sonuçları da net olarak gösteriyor ki, partinin başına kaset kumpası ile değil halka sorularak bir başkan getirilecek olsa bu Kılıçdaroğlu değil, İnce olacak. Kılıçdaroğlu’na düşen, İsmet Paşa’nın bile genç Ecevit’e devrederken bir saniye tereddüt etmediği gibi parti başkanlığını uygun prosedürle İnce’ye devretmek.

Ama Kılıçdaroğlu’nun böyle bir şeye hiç niyeti olmadığı gibi, “seçimin tek kaybedeni AK Partidir”, “İnce başarısızdır, beklenenden daha düşük oy almıştır” gibi iddialarla abesle iştigal etmeye başladı. İnsanın, seçim sonrası için planlanan kaosta onun da dahli olduğu iddialarına inanası geliyor. Çünkü Kılıçdaroğlu başkanlığı İnce’ye devretmekle maddi bir kayba uğramayacak, milletvekilliği sürecek, öte yandan partiden de takdir görecek, çünkü belli ki yerel seçimlere İnce ile girmek de partinin oylarını yükseltecek, yani görev teslimi parti için de iyi olacak. Bütün bunlar göz önüne alındığında Kılıçdaroğlu’nun inadının salt koltuk hırsıyla açıklanamayacağını düşünüyorum.

Burada bir konudan daha söz etmeden geçemeyeceğim. CHP seçmeninin “İnce’nin rehin alındığı, karısının kaçırıldığı, Fox TV’nin kapatıldığı” gibi absürtlüklere inanması tam da İnce’nin teşhis ettiği gibi şizofrenik davranışlardır.

Peki, bu kitle nasıl böyle şizofrenik hale getirilmiştir?

Bunda şimdi “Allah Allah, ben görevimi yaptım, İnce’nin mesajını yayınladım” deyip işin içinden çıkmaya çalışan İsmail Küçükkaya, Fatih Portakal gibi yozdilli medya mensuplarının 15 yıldır medyada sürdürdükleri provokasyonun hiç mi etkisi yok?

“Oğlumdan haber alamıyorum” yalanıyla Gezi’yi daha fazla kana bulamaya çalışan Can Dündar’ların hiç mi suçu yok?

Bu millet nasıl oldu da Cumhurbaşkanı’nın 56 generali ikna edip kendi kendisine darbe yaptırdığı, onları da ömür boyu hapse tıktırdığı yalanına inanabilir oldu? Bu ülkede daha önce hiç mi başarılı, başarısız darbe olmamıştı?

Bu ülkede CHP ilk defa mı seçim kaybediyordu? Hatta CHP hiç seçim kazanmış mıydı ki bu insanlar her seçimde 70 yıldır hiç olmayan oylarının çalındığına inanmaya başladılar?

Bu insanları kim bu hale getirdi?

Çünkü asıl sorun, oylarının çalındığına inanmaları değil, oyları olduğunu sanmaları.

Asıl sorun, bu koşullar altında Türk halkının çoğunluğunun AK Parti‘yi değil, CHP’ye oy vereceğine inanmış olmaları. Sokaktaki serseriler neyse de, bizim üniversite mezunu medya haydutlarımız Türkiye’nin tarihinden, siyasasından, sosyolojisinden bu kadar habersiz olabilirler mi?

Bu kadar cahil olabilirler mi?

Değiller tabi.

Sadece insanları şizofreniye sürüklemeye programlılar.

@kalemciler

© 2018 Serkan Kalemciler. Tüm hakları saklıdır.