Yok öyle bir dünya

- Serkan Kalemciler

Avrupa Parlamentosu Türkiye defterini kapatıyormuş…

AP bu kararı alsa bile, karar bağlayıcı değil, daha çok tavsiye niteliğinde ama AB’deki algıyı yansıtması açısından önemli.

Kararın gerekçesi “demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarındaki ciddi gerileme”.

Taslak metnin birçok paragrafında Türkiye’ye, Avrupa Konseyi ve AİHM’nin standart ve kararları hatırlatılıyor.

Ama Avrupa Parlamentosu’nun hatırlamadığı daha pek çok şey var.

Birkaçını biz hatırlatalım.

Türkiye işkenceye sıfır toleranstan, keyfi parti kapatmaların önlenmesine kadar yüzlerce demokratikleşme adımı atarken, Türkiye 1014 azınlık vakfını sahiplerine iade ederken, Türkiye resmi dil Türkçe kalmak şartıyla ülkede konuşulan tüm dillere basın, yayın, siyasi propaganda serbestisi tanırken, devlet eliyle Kürtçe, Arapça vb. televizyon kanalları açarken, Türkiye Kürt sorunu için çözüm süreci başlatıp, Kürtlere Türk devleti içinde kalmak şartıyla tüm haklarını teslim ederken.

Yani, Türkiye demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında ciddi ilerlemeler kaydederken, AB ne yapıyordu?

Ben hatırlatayım; Kopenhag kriterlerini zorlaştırmak, başvuran her ülke için 27 olan fasılları 34’e çıkarmakla meşguldü, Kürtlerin temsiliyetini silahla gaspeden PKK’ya bürolar açmak, AB Parlamentosu’nun bahçesinde çadır kurdurmakla meşguldü.

Suriye’nin kuzeyinde Kürt devleti kurmaya kalkan ABD’ye hizmet etmek, PKK-PYD’ye silah aktarmakla meşguldü.

Suriye savaşını Türkiye çekmeye, PKK’yı kırlardan şehirlere indirmeye çalışan, teröristlerini hendeklere dolduran Selahattin’e hamilik yapmak, “Türkiye’nin aydınlık yüzü” diye pazarlamakla meşguldü.

80 yıllık güvenlikçi politikaları değiştirip demokratik açılımlar yapan AK Parti’yi devirmek için, FETÖ’cü haydutlarla iş birliği yapmakla meşguldü.

Darbe gecesi pusuya yatıp, seçimle gelen hükümetin devrilmesi için dua etmekle meşguldü.

Şimdi de ilişkileri düzeltme şartlarını, bizim sitede gayet güzel özetlendiği gibi “Selahattin’i serbest bırakın, YPG’ye dokunmayın, Kıbrıs’ta enerji kaynağı aramayın” olarak belirledi.

Dün onaylanan taslak metin, AP’nin 2014-2019 yasama döneminin son Türkiye kararı olması bakımından önem taşıyor.

Mart ayında oylamaya sunulacak taslak karar, 26 Mayıs’ta seçilecek yeni AP’nin, gelecek beş yıl süresince Türkiye’yle ilişkilerine temel oluşturacak.

Peki, Nasıl diyorduk gençler?

Yok öyle bir dünya…

@kalemciler

© 2018 Serkan Kalemciler. Tüm hakları saklıdır.